Korkutma Sebebi ile Evliliğin İptali İstemi – Butlan Davası

Korkutma (TMK m. 151)

Evlenme sözleşmesinin geçerli olabilmesi için iç irade ile dış irade arasında uyumsuzluk bulunmaması gerektiğinden iç irade ile dış irade arasındaki uyumsuzluk irade sakatlığının göstergesidir.

TMK m. 151. Hükmüne göre; Kendisinin veya yakınlarından birinin hayatı, sağlığı veya namus ve onuruna yönelik pek yakın ve ağır bir tehlike ile korkutularak evlenmeye razı edilmiş eş, evlenmenin iptalini dava edebilir.

Görüldüğü üzere her korkutma evlenmenin iptali sebebi oluşturmamaktadır. Korkutma ancak iç irade ile dış irade arasında uyumsuzluğa sebebiyet verecek derecede gerçekleştiğinde evlenmenin iptali istenebilir.

Korkutmanın evlenmenin iptali sebebi olarak kabul edilebilmesi için aşağıdaki unsurların bir arada bulunması gerekmektedir;

  • Korkutma gerçekleşmelidir,
  • Korkutma eşe veya yakma yönelik olmalıdır,
  • Korkutma ağır tehlikeye yönelik olmalıdır,
  • Korkutma mevcut veya pek yakın tehlikeye yönelik olmalıdır,
  • Korkutma ile evlilik arasında illiyet bağı bulunmalıdır,
  • Korkutma ile ilgili ceza dosyası sonucu beklenmelidir

Yukarıda belirlemiş olduğumuz konu başlıklarını daha detaylı ifade edelim.

Korkutma Gerçekleşmelidir

Korkutmanın evlenmenin iptali sebebi olarak kabul edilebilmesi için herhangi bir kimse tarafından yapılmış olması yeterli ve gereklidir.

Diğer Eş Tarafından Korkutma

Eşlerden biri diğer eş tarafından kendisinin veya yakınlarından birinin hayatı, sağlığı veya namus ve onuruna yönelik pek yakın ve ağır bir tehlike ile korkutularak evlenmeye razı edilmiş ise evlenmenin iptalini dava edebilir.

Eşlerden birinin kendisinin veya yakınlarından birinin hayatı, sağlığı veya namus ve onuruna yönelik pek yakın ve ağır bir tehlike ile korkutulmadan evlenmeye razı olduğu anlaşılıyorsa evlenmenin iptalini davası ret edilmelidir.

Uzun Süre Arkadaşlık Korkutmanın Olmadığına Karinedir

Uzun süre arkadaşlık sonucunda gerçekleşen evlenme korkutmanın yokluğuna karinedir.

“..Nikah akdi 2.12.2004 tarihinde yapılmış, davacı Şanlıurfa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/19 esas sayılı dosyasının 17.5.2005 tarihinde yapılan duruşmasında davalıyı tanıdığını, bir yıl arkadaşlık yaptığını ve resmen evlendiğini beyan etmiştir. Mahkeme huzurunda baskının devam ettiği kanıtlanamamıştır. Davacının evlendirme memuru önünde bizzat hazır bulunmadığı ve evlenmenin şekil şartlarının bizzat kendisi tarafından yerine getirilmediğine dair iddiaları dışında dosyada delil bulunmadığına göre davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.” Y2HD, 30.04.2009, 3***7-8***4

Kuşkusuz ki uzun süren arkadaşlığa rağmen evlenmeden vazgeçilmiş olabilir. Bu sebeple karinenin aksi ispat edilebilir.

Resmi Görevlilerden Yardım İstememe Korkutmanın Olmadığına Karinedir

Evlenme ani olan bir hukuki olay değildir. Bu süreç içinde resmi görevlilerle muhatap olunmaktadır. Her an yardım istenmesi mümkündür. Bu tür bir yardım isteme olanağının kullanılmaması da korkutmanın yokluğuna karinedir.

“..Kendisinin veya yakınlarından birinin hayatı, sağılığı veya namus ve onuruna yönelik pek yakın ve ağır bir tehlike ile korkutularak evlenmeye razı edilmiş eş, evlenmenin iptalini isteyebilir (TMK.md. 151). Toplanan delillerden; tarafların 08.09.2007 tarihinde evlenmek amacıyla Kütahya’dan kaçarak Gediz’in Samralar köyüne gidip 2 gün kaldıkları, 10.09.2007 tarihinde Gediz ilçesinde bir arzuhalci bürosunda muhtar ve tanıklarla birlikte resmi evrakları hazırladıkları, ilçede Sağlık Ocağı ve Verem Dispanserinden ayrı ayrı evlenmeye engel bulunmadığına dair belge aldıkları, davacı kadının zorla kaçırılmadığı gibi bahse konu aşamalarda da baskı altında tutulmadığı, resmi görevlilerden yardım isteme imkanı bulunduğu halde sesiz kalarak evlenme işlemlerini rızasıyla yaptığı, Kütahya’ya geri dönmelerinden sonra kadının ailesinden korkusu nedeniyle kaçırıldığı yönünde beyanda bulunarak şikayetçi olduğu anlaşılmaktadır. Davacı kadının, zorla kaçırıldığı ve korkuyla evliliğe razı edildiği, kurtuluncaya kadar da baskı altında tutulduğu ispat edilememiştir. Davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.” Y2HD. 07.10.2010, 1***9-1***0

Kuşkusuz ki korkutmanın etkisinden kurtulamamış olma sebebiyle evlenmeden vazgeçilmemiş olabilir. Bu sebeple karinenin aksi ispat edilebilir.

Başkası Tarafından Korkutma

Korkutma diğer eş tarafından yapılabileceği gibi başkaları tarafından da yapılabilir. Korkutmanın kim tarafından yapıldığının bir önemi bulunmamaktadır Yeter ki eşlerden biri kendisinin veya yakınlarından birinin hayatı, sağlığı veya namus ve onuruna yönelik pek yakın ve ağır bir tehlike ile korkutularak evlenmeye razı edilmiş olsun.

“..Toplanan delillerden davacının, zorla kaçırılmanın yarattığı korku ve endişe içinde, davalı ve ailesinin baskısı altında nikah yapılmasına rıza göstermek zorunda kaldığı anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanununun 151.maddesinin koşullan oluşmuştur. Davanın kabulü gerekirken, yazılı şekilde red hükmü kurulması doğru olmamıştır.” Y2HD, 11.01.2010, 1***8-1***3

Korkutma Eşe veya Yakına Yönelik Olmalıdır

Korkutmanın evlenmenin iptali sebebi olarak kabul edilebilmesi için eşe ya da yakınlarından birine yönelik olması gerekmektedir.

Korkutma Eşe Yönelik Olmalıdır

Korkutmanın evlenmenin iptali sebebi olarak kabul edilebilmesi için sadece eşe yönelik olması yeterlidir. Ayrıca korkutmanın yakınlarına da yönelik olması gerekmemektedir.

Korkutmanın herkes tarafından ciddiye alınır nitelikte olması gerekli değildir. Korkma nisbi bir kavramdır. Herkesin korktuğu şeyler farklıdır. O halde önemli olan korkutulan eşin özellikleridir.

Yılan görünce aklını oynatan insan da vardır yılanı koynuna alıp yatan insan da vardır. Kapalı yer fobisi olan bir kişinin başkası için çok kısa sayılabilecek sürede kapalı yerde tutulması onun için asla katlanılamayacak boyutta ciddi bir korku yaratması mümkündür.

Korkutma Yakına Yönelik Olmalıdır

Sadece eşin yakınlarından birine yönelik korkutma da evlenmenin iptali sebebi olarak kabul edilebilir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununda yakınların kimler olduğu konusunda bir sınırlama getirilmediğinden yakınların tespiti hâkimin takdirine bırakılmıştır

Korkutmanın eşlerden birinin aşağıdaki yakınlarına yönelik olması sebebiyle evlenmenin iptaline karar verilebilir;

  • Eşin kan hısımları,
  • Eşin kayın hısımları,
  • Eşin iş arkadaşları,
  • Eşin okul arkadaşları,
  • Eşin ortakları,
  • Eşin doktoru,
  • Eşin öğretmeni,
  • Eşin askerlik arkadaşları,
  • Eşin teknik direktörü vb.

Yakın kavramının tespitinde eşin her türlü sırlarını, dertlerini, korkularını, dünya görüşünü, inancını, mutluluğunu, sevincini, tasalarını, hobilerini, .endişelerini paylaşması ölçü olarak hâkim tarafından dikkate alınmalıdır.

Korkutma Ağır Tehlikeye Yönelik Olmalıdır

TMK madde 151. Hükümlerine göre; Kendisinin veya yakınlarından biri ağır bir tehlike ile korkutularak evlenmeye razı edilmiş eş, evlenmenin iptalini dava edebilir.

Ağır tehlike oluşturmayan korkutmalar sebebiyle evlenmenin iptali dava edilemez. Örneğin “Benimle evlenmezsen yıllardır özenle büyüttüğün pala bıyıklarını keserim!” şeklindeki korkutma ağır bir tehlikeye yönelik korkutma değildir. “Bıyığımı keseceği için korktum da onun için evlendim!” denilemez.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hangi hallere özgü korkutmaların ağır tehlike oluşturabileceğine işaret etmiştir. Bu kapsam dışında kalan korkutmalar sebebiyle evlenmenin iptali dava edilemez.

4721 sayılı Türk Medeni Kanununda aşağıdaki durumlarda gerçekleşen korkutmaların ağır tehlike oluşturduğu kabul edilmektedir;

  • Hayata yönelik korkutma,
  • Sağlığa yönelik korkutma,
  • Namusa yönelik korkutma,
  • Onura yönelik korkutma

Bu konu başlıklarını daha detaylı ifade etmeye çalışalım

Hayata Yönelik Korkutma

TMK m. 151. Hükümlerine göre; Ağır tehlike oluşturduğu için hayata yönelik korkutma ile evlenmeye razı edilmiş eş evlenmenin iptalini dava edebilir.

Buna karşılık “Mal canın yongasıdır” deseler de mala karşı her türlü korkutma iptal sebebi oluşturmaz. Bu sebeple akçalı işlerdeki korkutmalarda TMK m. 151 hükmünün uygulanması mümkün değildir.

Örneğin bir işadamına “Evlenmezsen fabrikanı yakacağım!” demek, bir işçiye “Evlenmezsen seni işten çıkartacağım!” demek, çocuğa “Evlenmezsen seni mirasçılıktan çıkartacağım!” demek korkutma sebebiyle evlenmenin iptalini gerektirmez.

Sağlığa Yönelik Korkutma

TMK m. 151. Hükümlerine göre; Ağır tehlike oluşturduğu için sağlığa yönelik korkutma ile evlenmeye razı edilmiş eş evlenmenin iptalini dava edebilir.

Çok acil, önemli ve maliyeti ile riski yüksek bir kalp ameliyatına girmekte olan fakir ve kimsesiz bir kişiye özel hastane sahibinin “Eğer bugün kızımla evlenmezsen yarın sabah ameliyatın yapılmayacak” denirse bu korkutma ağır tehlike oluşturan ve sağlığa yönelik bir korkutma sayılır. Her ne kadar özel hastane sahibinin fakir bir kimseye bunu demeyeceğini herkes kabul etse de örnek örnektir.

Evlenmeden sonra süresi içinde evlenmenin sağlığa yönelik korkutma sebebiyle iptali istenebilir.

Namusa Yönelik Korkutma

TMK m. 151. Hükümlerine göre; Ağır tehlike oluşturduğu için namusa yönelik korkutma ile evlenmeye razı edilmiş eş evlenmenin iptalini dava edebilir.

Kızı kaçırılarak bir köyde hapis halinde tutulan kişiye “Muhtarın kızı ile bugün evlenmediğin takdirde kaçırdığımız kızının saat: 18.00’de hep birlikte ırzına geçeceğiz!” şeklindeki korkutma ağır tehlike oluşturan ve namusa yönelik bir korkutma sayılır.

Evlenmeden sonra süresi içinde evlenmenin namusa yönelik korkutma sebebiyle iptali istenebilir.

Onura Yönelik Korkutma

TMK m. 151. Hükümlerine göre; Ağır tehlike oluşturduğu için onura yönelik korkutma ile evlenmeye razı edilmiş eş evlenmenin iptalini dava edebilir.

Ünlü bir bankanın genel müdürünün genel müdür yardımcısı ile birlikte genel müdürlük binasındaki makam odasında mesai saatlerinde eşcinsel görüntülerini gizlice çekerek “Bankanızda gişe memuru olarak çalışmakta olan kızım ile bugün evlenmediğin takdirde eşcinsel görüntülerini yarın sabah basına ve internete servis edeceğiz!” şeklindeki korkutma ağır tehlike oluşturan ve onura yönelik bir korkutma sayılır.

Evlenmeden sonra süresi içinde evlenmenin onura yönelik korkutma sebebiyle iptali istenebilir.

Korkutma Mevcut veya Pek Yakın Tehlikeye Yönelik Olmalıdır

Korkutmanın evlenmenin iptali sebebi olarak kabul edilebilmesi için mevcut veya pek yakın tehlikeye yönelik olması gereklidir.

Korkutma Mevcut Tehlikeye Yönelik Olmalıdır

Kuşkusuz ki kendisinin veya yakınlarından birine yönelik tehlikenin mevcut olması korkutmanın evlenmenin iptali sebebi olarak kabul edilebilmesi için yeterlidir.

Korkutma Pek Yakın Tehlikeye Yönelik Olmalıdır

Korkutmanın evlenmenin iptali sebebi olarak kabul edilebilmesi için tehlikenin mevcut olmasa da pek yakın olması da yeterlidir.

Buna karşılık pek yakın olmayan tehlikeye yönelik korkutmalar iptal sebebi sayılamaz, örneğin “Benimle evlenmezsen, ilk eşinden olma kızın evlendiğinde doğuracağı ilk çocuğunu öldürürüm!” korkutması hiç de yakın olmayan bir tehlikeyi içermekte olduğundan iptal sebebi oluşturmaz. Kaldı ki davacı eşin ilk eşten olma kızının evlenip evlenmeyeceği belli olmadığı gibi çocuğunun dahi olup olmayacağı bile belli değildir.

Korkutma ile Evlilik Arasında İlliyet Bağı Bulunmalıdır

Korkutmanın evlenmenin iptali sebebi olarak kabul edilebilmesi için korkutma ile evlilik arasında illiyet bağı bulunmalıdır.

Korkutma gerçekleşmesiydi bile evlenmenin gerçekleşeceği anlaşılmakta ise korkutma ile evlenme arasında uygun illiyet bağı bulunmadığı için evlenmenin iptali dava edilemez.

Korkutma İte İlgili Ceza Dosyası Sonucu Beklenmelidir

Korkutmanın evlenmenin iptali sebebi olarak kabul edilebilmesi için varsa ceza davasının sonucu beklenerek deliller birlikte değerlendirilip karar verilmelidir.

“..İstek, korkutma nedenine dayalı evlenmenin iptaline ilişkindir. (TMK m. 151) Bu konuda davalı hakkında “Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçundan Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı anlaşılmaktadır. Ceza mahkemesince; maddi olayı belirleyecek şekilde verilip kesinleşecek bir beraat veya mahkumiyet kararı evlenmenin iptali davasının sonucunu da etkileyebilecektir. O halde davalı hakkındaki ceza davasının da sonuçlanıp kesinleşmesi beklenerek tüm delillerin birlikte tartışılması gerekirken; eksik araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.” Y2HD. 29.06.2009, 9***6-1***6

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s