Evliliğin iptal kararının hukuki niteliği ve sonuçları

Evliliğin iptali kararı da bir evliliğin bitirilmesi işlemidir. Evlilik yasal ve geçerli bir evlilik ise iptal kararının kesinleşmesine kadar uygulama yöntemlerinin tamamı Türk Medeni kanunu içerisinde tanımlanan hakim kararı ile evliliği sonlandırma ana başlığı altında tanımlanan kanunlar ile bir boşanma davasında karşılaşılan durumlara benzer durumlar yaşatır. Aynı kanunlar geçerlidir. Bu nedenle bir çeşit boşanma olarak değerlendirilecek bu olgunun uzman ve deneyimli bir boşanma avukatı nezaretinde devam ettirilmesi akıllıca bir seçim olacaktır.

TMK. Madde 156 -Batıl bir evlilik ancak hâkimin kararıyla sona erer. Mutlak butlan halinde bile evlenme, hâkimin kararına kadar geçerli bir evliliğin bütün sonuçlarını doğurur.

Buna göre mutlak veya nisbi butlan sebepleriyle sakatlanmış bir evlilik, ancak mahkemenin “evliliğin iptali” kararıyla ve bu kararın kesinleşmesiyle son bulur. Böylece yeni bir hukuki durum ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle “evliliğin iptali davası” inşa-i dava niteliğindedir.

Evlilik, ister mutlak butlan ister nisbi butlan sebepleriyle sakatlanmış olsun, iptal kararının kesinleşmesine kadar geçerli bir evliliğin hüküm ve sonuçlarını doğurur. Bu yasal düzenlemeye göre evliliğin iptali kararı geçmişe etkili değildir. Etkisi geleceğe yöneliktir.

Çocuklar Yönünden Butlan Kararının sonuçları

TMK. Madde 157 – Mahkemece butlanına karar verilen bir evlilikten doğan çocuklar, ana ve baba iyi niyetli olmasalar bile evlilik içinde doğmuş sayılırlar.

Çocuklar ile ana ve baba arasındaki ilişkilere boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır.

Butlan sebeplerinden iptaline karar verilen evlilik içinde doğan çocuk, geçerli bir evlilikte dünyaya gelen bir çocuğun tüm haklarına sahiptir. Örneğin, soy bağı düzgündür, ailenin soyadını taşır, Türk vatandaşlığını korur.

Evliliğin iptalinden sonra, velayet, nafaka, kişisel ilişki ve diğer konularda boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır.

Bu nedenle uzman ve deneyimli bir boşanma avukatı gözetiminde devam eden butlan davalarında beklenmeyen sonuçlar ile karşılaşılması olağan değildir.

Eşler Yönünden Butlan Kararının Sonuçları

TMK. Madde 158 – Evlenmenin iptaline karar (butlanına) verilirse, evlenirken iyi niyetli bulunan eş bu evlenme ile kazanmış olduğu kişisel durumunu korur.

Eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesi, tazminat, nafaka ve soyadı hakkında boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır.

Butlan davası sonunda verilen iptal kararı, eşler arasında o güne kadar mevcut olan batıl evliliğe son verir; eşler iptal kararının kesinleştiği andan itibaren artık evli değildirler. Bu itibarla eşlerden her biri bu andan itibaren yeni bir evlenme yapabilme imkânına sahip olur. Ancak kadın için yine de üç yüz günlük yasal bekleme süresi söz konusu olabilir. Evlenme dolayısıyla meydana gelmiş olan kayın hısımlığı iptal kararının kesinleşmesiyle sona ermeyeceğinden (TMK. madde 18/2), kayın hısımlığı ile ilgili evlenme yasağı devam eder. Bu itibarla, iptal kararından sonra eşlerden biri diğerinin üst soy ve alt soyu ile evlenemez.

Medeni Kanun, evlenme iptal edilmiş ve dolayısıyla evlilik ortadan kalkmış olsa bile, iyi niyetli olan eşin bu evlenmeyle kazanmış olduğu kişisel durumunu koruyacağını öngörmüştür. O halde bir eşin evvelce elde etmiş olduğu kişisel durumunu koruyabilmesi, onun evlenirken iyi niyetli olması şartına bağlanmıştır. Eşin iyi niyetli olması demek evlenme töreni sırasında butlan sebebinin mevcudiyetini bilmemesi veya gerekli özeni göstermiş olmasına karşın öğrenememiş olması demektir. Eş iyi niyetli değilse, evlenmeyle kazandığı kişisel durumu kaybeder. İyi niyetli kadın, evlenmeyle kazandığı kocasının vatandaşlığını da korur. ( Türk Vatandaşlık kanunu – TVK. madde 5/2).

Boşanan kadın iyi niyetli olsa bile, boşandığı kocasının soyadını kullanmaya devam edemez; evlenmeden önceki soyadını yeniden alır. Eğer evlenmeden önce dul idi ise, hâkimden bekârlık soyadını taşımasına izin verilmesini isteyebilir (TMK. Madde 173/1). Ancak boşanan kadın boşandığı kocasının soyadını kullanmaya devam etmekte menfaati bulunduğunu ve bunun da kocaya zarar vermeyeceğini ispat ederse, hâkim onun kocanın soyadını taşımasına izin verebilir. ( TMK. Madde 173/2) Fakat şartların değişmesi durumunda kocanın bu iznin kaldırılmasını isteme hakkı vardır. ( TMK. Madde 173/3)

Eşlerin birbirlerinden isteyebilecekleri maddi tazminat ve manevi tazminat, nafaka ve eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesi hakkında boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır.

Eşlerin batıl olan evlenme ile kazanmış oldukları erginliğin, evliliğin iptali kararından sonra devam edip etmeyeceği de tartışmalıdır. Bazılarına göre evlenmeyle kazanılmış olan erginliğin evliliğin iptalinden sonra da korunması gerekir. Bazıları, evlenme ile kazanılmış olan erginliğin, evliliğin iptali kararından sonra artık korunamayacağı görüşündedirler. Bir başka görüş ise eşin iyi niyetli olup olmamasına göre bir ayrım yaparak, iyi niyetli eşin kazanmış olduğu erginliği koruyacağı, kötü niyetli eşin ise koruyamayacağı fikrini savunmaktadırlar.

Görüldüğü gibi verilen madde numaraları da Türk medeni Kanunu’na aittir bu nedenle uzman boşanma avukatı değerlendirilmesine başvurulması son derece fayda sağlayacaktır.

Mirasçıların Dava Hakları

TMK. Madde 159 – Evlenmenin butlanını dava etme hakkı mirasçılara geçmez. Ancak mirasçılar açılmış olan davayı sürdürebilirler. Dava sonucunda evlenme sırasında iyi niyetli olmadığı anlaşılan sağ kalan eş, yasal mirasçı olamayacağı gibi, daha önce yapılmış olan ölüme bağlı tasarruflarla kendisine sağlanan hakları da kaybeder.

Madde metninde de belirtildiği gibi, evlenmenin butlanını dava etme hakkı mirasçılara geçmez. Ancak evliliğin iptali davası sürerken taraflardan birinin ölmesi üzerine mirasçılarının davayı sürdürme yetkileri vardır. Sağ kalan eşin mirasçılık durumunda ise, onun evlenme akit edilirken butlan sebebini bilip bilmediğine bağlanmıştır. Ayrıca sağ kalan eş kandırılan eş olabilir veya kandıran eş olabilir.

Mirasçı olan eşin kötü niyetli ve kandıran eş olması ve miras nedeni ile fayda görecek olması durumunda ölen iyi niyetli eşin bıraktığı miras üzerindeki hakkını davayı devam ettirenler tarafından kötü niyetli ve kandıran olduğu ispatlandığında kaybeder. Miras üzerinde bir hak talep edemez.

Görüldüğü gibi çok kısa düşünülerek verilen bir evlilik kararının iptali bile ne kadar haklı gerekçeler olursa olsun bir çok noktada etki bırakmaktadır. Bu nedenle uzun süreçler ve nihayetinde bireyin önünde yaşama devam etmesi yolundaki bir engel olan evliliğin iptali ( bu yazı için ) veya boşanma davasının yıpratıcı bekleme süreçlerini uzman bir boşanma avukatı desteği ile devam edilmesini biz takipçilerimize tavsiye ediyoruz.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s