Boşanan bireyin konut tercihi değişiyor

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de boşanan çiftlerin konut tercihi diğerlerine göre farklı.

Bundan 10 yıl öncesine bakıldığında konut üreticisi olan inşaat firmalarının küçük 1+1 daire üretme istekleri çok daha azdı. Talep olmaması nedeni ile bu tür daire inşa etme yoluna gitmeyen inşaat firmaları artık diğer tüm dairelerden daha fazla 1+1 ve stüdyo tipi denilen dairelerin üretimine ağırlık verdi. Bunda etkili olan ise talebin bu yönde hızla büyümesi. Kullanım alanının daha küçük olması nedeni ile sahip olma maliyeti ve kiralama maliyeti nispeten daha uygun olan bu tip daireleri tercih edenler ise aile olmayan ve yalnız yaşamayı tercih eden kişiler. Öğrenciler, boşanmış bireyler, evlenmeyi düşünmeyen bireyler, iş nedeni ile dönemsel kiralama yapmayı otelde kalmaya tercih eden kişiler genelde bu tip evleri kiralama yada satın almayı tercih ediyor.

Gelişmiş ülkelerden sonra Türkiye’de de aile yapısının sosyolojik araştırmalar yapılmadan uygulamaya konan yasaları ve 2002 yılında yürürlüğe giren Türk Medeni Kanunun; AKP hükümeti aileden sorumlu bakanı Fatma Şahin eli ile büyük bölümü değiştirilen yasaların sonuçlarından birisi boşanma sayısının artması ve evlilik sayısının azalması şeklinde topluma yansıdı. 2005 yılında yüzbin sayısının altında olan boşanma sayılarının 2013 yılında 123.625 çiftin boşanması ile sonuçlanırken, boşanma davasının red kararı ile sonuçlanan boşanma başvurusu sayısı ise bu sayıya yakın. Devam eden davalara bakıldığında ise bu boşanma isteklerinin büyük bölümünün kadınlar tarafından istendiğini görüyoruz. Kadınların haklı olup olmamaları mahkemelerin konusu fakat bir şeylerin değiştiğini görmek gerek. Eskiden aile yapısı daha düzgündü şimdi bozuldu demek de yanlış Eskiden kadınlar eziyet görüyordu şimdi kendi ayakları üzerinde duruyor bu iyi oldu demek de yanlış. Önemli olan bu konuyu nasıl değerlendirdiğiniz. Kesin olan bir şey var Türk İnsanı yalnızlaşıyor. Yalnız yaşamaya başlıyor. Konut seçiminede bu yansıyor. Yani insanlar yalnız yaşayabilecekleri evleri konut olarak seçerken ekonomik gelişmişlik nedeni ve Türk ceza kanunun içinden suç olmaktan çıkarılan zina suçunun artık bir suç olmaması nedeni ile gözden uzak ilişkilerin yaşanma yeri olarak da küçük evler tercih ediliyor.

Bundan 10 sene önce sadece filmlerde gördüğümüz hayatların artık Türk dizi filmlerinde de görülüyor olması nedeni ile aslında var olmayan bir yaşamı düzenli ve istikrarlı bir şekilde Nispeten bu tür deneyimi yaşamamış Türk kadınında bir özenti haline gelebiliyor. Bu tür durumların olumsuz etkileri hakkında fikir sahibi olmayan bir nesilin uzantısı olarak mücadele konusunda herşeyi kendileri deneyimlemek zorunda kalan Türk kadını için hayat aslında biraz daha zorlaşıyor.

Sonuçlarını hepimizin yaşayarak göreceği bu durumun topluma etkisi ise oldukça olumsuz olacağını söylemek için kahin olmaya gerek yok. Toplumların dışarıdan göç almadan hayatlarını devam ettirebilmeleri için belirli bir nüfus artış hızına sahip olmaları gerektiği sosyologların bilimsel araştırma sonucu olarak geçtiğimiz yüzyılın başında ispatladıkları bir olgu. Nerede ise yüzyıldan fazla bir süredir bu bilinen bilimsel verinin zaten sınırda olan Türkiye nüfus artış hızı oranına nispeten küçük düşüşler ile önümüzdeki 10 yıl içerisinde sürdürülebilir bir nüfus artış hızının altında kalacağı şu anda bile belli. Gerçi önümüzdeki on yıl içerisinde bununla ilgili ne tür bir önlem alınır. Yada alınır mı alınmazmı bu konuda bir şeyler söylemek çok zor. Hükümet ve devlet politikalarının zaman zaman bir birleri ile çatıştığı bu tür durumlar her yerde olabiliyor.

Sonuç olarak ise şunu söyleyebiliriz. Türk kadını yalnız yaşamayı tercih etmek zorunda kalıyor. Bunun iki sebebi var. Türk erkeğinden beklentisini çok yukarılara taşıyan dizi filmler ve Sosyolojik araştırtma yapılmadan yürürlüğe giren yasalar nedeni ile bir imza karşılığında hayatının geri kalanını kadın için sarfetmek zorunda kalan erkekler. Bunu yakın zaman içerisinde farkeden Türk erkeği evlenmekden kaçınacak ve zaten yalnız yaşayan kadın sayısı oldukça artacağı için evlilik dışı ilişkilerin sayısında ciddi bir artış olacak. Evlenecek erkek bulamayan Türk Kadını AKP nin yanlış aile politikaları nedeni ile erkeğini kaybedecek.

Sonuç: Türkiye Cumhuriyeti Medeni Kanunları ile Türkiye Cumhuriyeti Sınırları içerisinde Medeni birliktelik için evlenmeyi tercih etmek birkaç sene içerisinde Erkeklerin tercihleri arasından çıkacak.

Hükümet politikaları bu konuda Yabancı güçlerin iradeleri dahilinde veya haricinde bu konuda bilinen bir şey yok ama Düşmanlarımız kendiler planlasa bu kadar iyi bir şekilde aile yapısını çökertemezlerdi.

Tarih bize gösteriyor ki Gücü elinde bulunduranlar %99 oranında bu gücü kendi lehine kullanır. Kadına verilen bu güç önce kadının kendisini yakacak.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s