Ekonomik durgunluk şirketleri nasıl etkiler?

Geçmişe baktığımızda ekonomik krizin ülkemizi en çok zorladığı 2001 krizi sonrasında Kemal derviş reçeteleri ile yaralarını sarmaya çalışan Türk ekonomisi 2002 yılındaki seçimlerde bu krizin sebebi olan bir çok partiye geçit vermeyerek siyaset sahnesinden silmişti. Bu nedenle bu seçimlerde görev alan AKP hükümetinin benzer bir sonuç için mücadele veren tüm iç ve dış güçlere karşı ekonomiyi canlı tutmanın yollarını aradığını ve bu nedenle yandaş ticari teşekküller ile karşıt ticari teşekküllerin ekonomik savaşının bir çok şirketi olumsuz etkileyebileceği düşünülüyor. Bu konuda akademisyenlerin sadece veri gözetiminde yaptıkları değerlendirmelerin olayların iç yüzünü ortaya koyamadıkları da bir gerçek. Bu konuda reel sektörde bulunan ve iş hayatının içerisinde beyaz yakalı tüm çalışanların akademisyen açıklamalarına çok itibar etmediklerini görebilmekteyiz. Bu akademisyenlerin verileri yanlış okuduğu anlamına gelmese de akademisyenlerin değerlendirme kriterlerinin sosyal olguları bir arada değerlendirmemesi ile ilgili.

Şirket sahiplerini zor bir dönemin beklediğini söylemek biraz felaket tellalı olmak anlamına bence gelir. Bunun sebepleri ise aslında bana göre ortada. Karşıt görüşe sahip bir çok iddia düzeyinde kalmış ithamlar ile yerel basın tarafından kategorize edilen grupların ve bu tür gruplaşma içerisinde yer alan ticari teşekküllerin hamlelerini görebilmekteyiz. Devlet ihaleleri ile bir yere geldiği iddia edilen hükümet yandaşı gruplar ile hükümet ve bir bölüm yerel medya tarafından hükümet karşıtı olarak tescilledikleri ticari örgütlerin üyelerinden oluşan grupların bu süreci ekonomik anlamda bir darboğaza sokma girişimleri arasında bu dönemi istesekde istemesekde yaşayacağız. Türkçede çok sık kullanılan bir deyim var. Filler tepiştiğinde çimenler ezilir. Bu söylem aslında bu tür durumlar için söylenmemiş çünkü burada ekonominin içinde tarafsız kalan tüm işletmeleri çimen konumuna sokmak demek. Her iki grubun türkiye ekonomisindeki payının %20 ler ile %35 ler arasında olduğu farklı çevreler tarafından söylenmekte olup bu rakamın en büyük halinin bile tarafsız kalan işletmelerin oranını %65 gibi yandaş ve karşıt ticari grupların ticaret hacminin iki katı gibi olduğunu düşünebiliriz.

Şirket sahipleri tarafından bakıldığında ki ben burada tarafsız olanlar açısından durum değerlendirmesi yapmaya çalışacağım.

Hükümet tarafından yabancı sermaye karsısında alternatif olması gerekliliği için güçlendirilen yerli sermaye sahipleri ile hükümet karşıtı ekonomik toplulukların birleşmesi nedeni ile yabancı sermayenin güdümü ile hareket eden yerel basın örgütlerinden bazıları bir araya gelerek bir kehanetler ve toplum mühendisliği çalışması yapmaya devam ediyor.

Bu konuda temkinli davranmaya ve mevduatlarını güven altına alabilecekleri araçlara yönlendiren bir halkın harcama konusunda temkinli davranması nedeni ile yakın gelecek ile ilgili endişelerini taşıyan bu davranış şekli reel sektörde bir daralma yaşattı. Bu biraz daha hissedilir hale gelecek. Bu konuda hızlı tüketim malları ve temel gıdalarda ticaret hacminde bir daralma yaşanmadığı düşünülürse ekonominin belirli alanlarda daralması dışarıdan farklı etkilerin devrede olduğu anlamına gelebilir. Bunun birbirini tetikleyebilir bir nitelik taşıdığı söylenebilirmi. Yani otomotiv sektöründeki daralma Ekonomiyi nasıl etkiiler. Yerli bir otomotiv sektörünün olmaması nedeni ile otomotiv sektörü kendisini kurtarılmaya muhtaç hissediyor olabilirmi? Bu soruları ise uzmanlar sorsun bize düşmez.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s